YKS’ye hazırlanan bir öğrencinin hayatında en önemli unsurlardan biri, doğru bir çalışma ortamı oluşturmaktır. Bir zamanlar, ben de bir sınav döneminden geçiyordum. Hatırlıyorum, en sevdiğim köşeyi ayarlamıştım. Renkli post-it’ler, kalemler ve tabii ki en sevdiğim çikolatalar yanımdaydı. Ama ortamın karmaşası yüzünden bir süre sonra dikkatimi dağıtmaya başladı. Sonuç? Birkaç gün sonra o köşe, verimsiz bir savaş alanına dönüştü. Evet, doğru. Çalışma alanı, sadece oturup kitap açmakla kalmıyor, aynı zamanda ruh halini de etkiliyor.
Oda düzeni bir başka mesele. Kimi öğrenciler, dağınık bir masada daha iyi çalıştığını söyler. Ama ben buna pek katılmıyorum. Hadi canım, dağınıklık mı? Bir bakıyorsun, kalemlerin arasında kaybolmuşsun, ders notların ise kaybolmuş. Onun yerine, masanda her şeyin yerli yerinde olması, zihnini de açıyor. Benim için her kalemin, her kitabın bir yeri var. Hatta bazen, onlara isim takmayı bile düşünmüyor değilim. “Ah, sen de burada mısın, Not Defteri?” diye konuştuğum günler oldu.
Bir de ışık meselesi var. Işık, sadece bir aydınlatma aracı değil, aynı zamanda motivasyon kaynağı. Güneş ışığının o sıcak, sarı ışığında çalışmak, insana başka bir enerji veriyor. Ama dikkatli ol! Gözlerini yoran bir ışık, çalışma hevesini söndürebilir. O yüzden, bana kalırsa, doğru lambayı bulmak şart. Belki de bir masa lambası almak, tüm bu karmaşayı ortadan kaldırır…
Eğlenceli bir şey söyleyeyim mi? Müzik dinleyerek çalışmayı deneyenler var. Ama bence, her müzik her çalışmaya uygun değil. Kimi çalışma anlarında, Mozart’ın naif melodileri bir harika, ama bazen de heavy metal dinleyip enerjimi yükseltmek gerekiyor. İşte burası tam bir denge meselesi. Hangi müziğin seni motive ettiğini bulmak, bence en zevkli kısımlardan biri. Bir dene, belki sen de “benim müziklerim” listeni oluşturursun…
Çalışma ortamının bir diğer yönü de, arada bir mola vermenin ne kadar önemli olduğudur. Sık sık oturmak, insanı yavaşlatıyor. Hadi, uzun süre bilgisayarın başında oturmak yerine, ara sıra ayağa kalkıp bir yürüyüş yap. Hem biraz kan akışını hızlandırırsın, hem de aklına yeni fikirler gelir. Unutma, dinlenmek de çalışmak kadar önemli. Zaten çok çalışmak her zaman çok verimli değil…
Ve son olarak, kendine bir hedef belirlemekten bahsedelim. Belki de bu, YKS için en önemli adım. Hedefin ne olursa olsun, onu hayal et. “Bugün şu konuyu bitireceğim.” demek, o gün için sana bir motivasyon kaynağı olacaktır. Kendine ufak ödüller koymayı da ihmal etme. Bir konuyu bitirdikten sonra, en sevdiğin çikolatayı yemekte özgürsün. Vallahi billahi, bu küçük ödüller, büyük bir motivasyon kaynağı oluyor…
Sonuçta, çalışma ortamını oluşturmak, sadece bir masa ve sandalye yerleştirmekten ibaret değil. Kendini iyi hissetmek, motivasyon sağlamak ve verim almak için her detayı düşünmek gerekiyor. Unutma, her şey senin elinde. Haydi bakalım, YKS yolculuğunuzda başarılar!
Oda düzeni bir başka mesele. Kimi öğrenciler, dağınık bir masada daha iyi çalıştığını söyler. Ama ben buna pek katılmıyorum. Hadi canım, dağınıklık mı? Bir bakıyorsun, kalemlerin arasında kaybolmuşsun, ders notların ise kaybolmuş. Onun yerine, masanda her şeyin yerli yerinde olması, zihnini de açıyor. Benim için her kalemin, her kitabın bir yeri var. Hatta bazen, onlara isim takmayı bile düşünmüyor değilim. “Ah, sen de burada mısın, Not Defteri?” diye konuştuğum günler oldu.
Bir de ışık meselesi var. Işık, sadece bir aydınlatma aracı değil, aynı zamanda motivasyon kaynağı. Güneş ışığının o sıcak, sarı ışığında çalışmak, insana başka bir enerji veriyor. Ama dikkatli ol! Gözlerini yoran bir ışık, çalışma hevesini söndürebilir. O yüzden, bana kalırsa, doğru lambayı bulmak şart. Belki de bir masa lambası almak, tüm bu karmaşayı ortadan kaldırır…
Eğlenceli bir şey söyleyeyim mi? Müzik dinleyerek çalışmayı deneyenler var. Ama bence, her müzik her çalışmaya uygun değil. Kimi çalışma anlarında, Mozart’ın naif melodileri bir harika, ama bazen de heavy metal dinleyip enerjimi yükseltmek gerekiyor. İşte burası tam bir denge meselesi. Hangi müziğin seni motive ettiğini bulmak, bence en zevkli kısımlardan biri. Bir dene, belki sen de “benim müziklerim” listeni oluşturursun…
Çalışma ortamının bir diğer yönü de, arada bir mola vermenin ne kadar önemli olduğudur. Sık sık oturmak, insanı yavaşlatıyor. Hadi, uzun süre bilgisayarın başında oturmak yerine, ara sıra ayağa kalkıp bir yürüyüş yap. Hem biraz kan akışını hızlandırırsın, hem de aklına yeni fikirler gelir. Unutma, dinlenmek de çalışmak kadar önemli. Zaten çok çalışmak her zaman çok verimli değil…
Ve son olarak, kendine bir hedef belirlemekten bahsedelim. Belki de bu, YKS için en önemli adım. Hedefin ne olursa olsun, onu hayal et. “Bugün şu konuyu bitireceğim.” demek, o gün için sana bir motivasyon kaynağı olacaktır. Kendine ufak ödüller koymayı da ihmal etme. Bir konuyu bitirdikten sonra, en sevdiğin çikolatayı yemekte özgürsün. Vallahi billahi, bu küçük ödüller, büyük bir motivasyon kaynağı oluyor…
Sonuçta, çalışma ortamını oluşturmak, sadece bir masa ve sandalye yerleştirmekten ibaret değil. Kendini iyi hissetmek, motivasyon sağlamak ve verim almak için her detayı düşünmek gerekiyor. Unutma, her şey senin elinde. Haydi bakalım, YKS yolculuğunuzda başarılar!