Bir gün parka yürüyüşe çıkmıştım. Hava güneşli, hafif bir rüzgar var. İnsanlar etrafta koşuyor, yürüyüş yapıyor. Birden dikkatimi çeken bir adam oldu. Üzerinde tam olarak uyan bir ceket, ona çok yakışan bir gömlek ve klasik bir pantolon vardı. Renk uyumları mükemmel, detaylar özenle seçilmiş. Ne kadar hoş görünüyordu! O an düşündüm, stil sahibi olmak sadece kıyafetleri giymek değil, onları bir bütün olarak sunmak.
Başka bir gün, bir arkadaşımın düğünü vardı. Davetli olarak katıldım. O gece herkes en güzel kıyafetlerini giymişti. Ama bir arkadaşım vardı ki, o giydiği takım elbiseyle adeta göz kamaştırıyordu. Takım elbisenin altına tercih ettiği beyaz tişört, onu sıradanlıktan uzaklaştırmıştı. Ceketinin düğmeleri açılmış, biraz rahat bir hava katmıştı. O an düşündüm, işte bu, stil sahibi bir erkeğin duruşu.
Bir başka anımda, bir kafede oturuyordum. Yan masada bir grup genç adam sohbet ediyordu. Birisi, şort ve tişört giymişti. Ama dikkatimi çeken şey, şortunun desenleri ve tişörtünün rengi oldu. Renklerin uyumu, yaz ışıltısını yansıtıyordu. Biraz cesur ama bir o kadar da doğru bir seçim. Özgüvenle giyinmek, stilin en önemli parçalarından biri değil mi?
Düşünsene, bir akşam yemeğine çıktığında üzerinde şık bir gömlek ve rahat bir pantolon var. Ayakkabıların klasik. Ama belki de en dikkat çekici olan şey, aksesuarların. Bir saat, hafif bir bileklik... Tamam, belki biraz abarttım ama... Bu tür detaylar, görünümünü daha da özel kılar.
Bir sokakta yürürken, karşıma bir adam çıktı. Üzerindeki deri ceket, ona tıpkı bir rock yıldızı gibi bir hava katıyordu. Altında ise rahat bir kot pantolon ve botlar vardı. Dikkatimi çeken, bu kombinle kendine olan güveniydi. O ceket, belki de sadece bir parça değil, bir tutku, bir yaşam biçimiydi.
Son olarak, bir arkadaşımın evinde düzenlediği bir buluşmaya katıldım. Herkes rahat kıyafetler giymişti ama bir kişi vardı ki, onu görmek için can atıyordum. Üzerinde şık bir kazak ve klasik bir pantolon vardı. Üstüne giydiği trençkot, onun stilini tamamlıyordu. Klasik ama aynı zamanda modern bir hava katıyordu. İşte bu, stil sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bazen düşündüm, stil sadece kıyafetlerden ibaret değil. Bir duruş, bir kendini ifade etme biçimi. Kendi tarzını bulmak, belki de en büyük macera. Her giydiğin parça, seni yansıtır. Yani, bir kombin yaparken sadece moda akımlarını takip etme. Kendin ol, rahat ol... Sonuçta, en güzel stil, içten gelen o doğal halini yansıtan stildir.
Başka bir gün, bir arkadaşımın düğünü vardı. Davetli olarak katıldım. O gece herkes en güzel kıyafetlerini giymişti. Ama bir arkadaşım vardı ki, o giydiği takım elbiseyle adeta göz kamaştırıyordu. Takım elbisenin altına tercih ettiği beyaz tişört, onu sıradanlıktan uzaklaştırmıştı. Ceketinin düğmeleri açılmış, biraz rahat bir hava katmıştı. O an düşündüm, işte bu, stil sahibi bir erkeğin duruşu.
Bir başka anımda, bir kafede oturuyordum. Yan masada bir grup genç adam sohbet ediyordu. Birisi, şort ve tişört giymişti. Ama dikkatimi çeken şey, şortunun desenleri ve tişörtünün rengi oldu. Renklerin uyumu, yaz ışıltısını yansıtıyordu. Biraz cesur ama bir o kadar da doğru bir seçim. Özgüvenle giyinmek, stilin en önemli parçalarından biri değil mi?
Düşünsene, bir akşam yemeğine çıktığında üzerinde şık bir gömlek ve rahat bir pantolon var. Ayakkabıların klasik. Ama belki de en dikkat çekici olan şey, aksesuarların. Bir saat, hafif bir bileklik... Tamam, belki biraz abarttım ama... Bu tür detaylar, görünümünü daha da özel kılar.
Bir sokakta yürürken, karşıma bir adam çıktı. Üzerindeki deri ceket, ona tıpkı bir rock yıldızı gibi bir hava katıyordu. Altında ise rahat bir kot pantolon ve botlar vardı. Dikkatimi çeken, bu kombinle kendine olan güveniydi. O ceket, belki de sadece bir parça değil, bir tutku, bir yaşam biçimiydi.
Son olarak, bir arkadaşımın evinde düzenlediği bir buluşmaya katıldım. Herkes rahat kıyafetler giymişti ama bir kişi vardı ki, onu görmek için can atıyordum. Üzerinde şık bir kazak ve klasik bir pantolon vardı. Üstüne giydiği trençkot, onun stilini tamamlıyordu. Klasik ama aynı zamanda modern bir hava katıyordu. İşte bu, stil sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bazen düşündüm, stil sadece kıyafetlerden ibaret değil. Bir duruş, bir kendini ifade etme biçimi. Kendi tarzını bulmak, belki de en büyük macera. Her giydiğin parça, seni yansıtır. Yani, bir kombin yaparken sadece moda akımlarını takip etme. Kendin ol, rahat ol... Sonuçta, en güzel stil, içten gelen o doğal halini yansıtan stildir.