Kampüs yemekhanesi, çoğu öğrencinin hayatında önemli bir yer tutuyor. Orası yalnızca yemek yemekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal bir ortam. Yani, orada yediğin yemek kadar kiminle oturduğun da önemli. Eğer yemekhanede ne yiyeceğine karar vermekte zorlanıyorsan, bu tavsiyeler sana yardımcı olabilir. Mesela sabah kahvaltısında kesinlikle menemen yemelisin. Abi, o menemenin tadı başka bir şey. Yeter ki yumurtalar taze olsun, peynir de bol olsun. Gerçekten günün en güzel başlangıcı.
Öğle yemeklerinde ise dikkat etmen gereken bir şey var: Salata. Evet, salata. Bunu duyduğunda "ne var ki salatada" diye düşünebilirsin ama o salata sana sağlıklı bir gün geçirmenin kapısını açar. Hem hafif, hem de içindeki sebzelerle seni dinç tutar. Üzerine bir de zeytinyağı döktün mü, oh mis! Ama dikkat et, fazla sos kullanma. Bazen basit olanı tercih etmek en iyisi...
Akşam yemekleri genelde yemekhanenin en yoğun saatleri. O yüzden, buradaki yemeklerin çeşitliliği seni şaşırtabilir. Ama bir gün etli nohut, bir gün karnıyarık, bir gün de sebze yemeği… Hangisi? İşte burada biraz şansın yaver gitmesi lazım. Belki de o gün yemek çıkmadı, belki de aşçı hastaydı. Yani, her gün aynı lezzeti beklememek lazım. Ama bir de varsa pilav… Yani, pilav da önemli. Yanında bir şey olmasa bile pilav tek başına yeter.
Tatlılar konusunda dikkatli olmanı öneririm. Abartma, yoksa şeker komasına girebilirsin. Ama bir gün tatlı krizi tutarsa, o zaman muhallebiyi denemeden geçme. Kıvamı, tadı harika. İçinde bir şey yok ama sanki her kaşıkta mutluluğu buluyorsun. O an, bütün sıkıntıların bir anda kayboluyor gibi hissediyorsun. Şu an aklıma geldi, belki bir gün muhallebiyi alır, dışarıda arkadaşlarınla paylaşır, keyif yaparsın.
Son olarak, bazen yemekhanede ne var ne yok diye bakmak için arkadaşlarını da yanına al. Yalnız yemek yemek, bazen can sıkıcı olabiliyor. Ama birkaç arkadaşla oturursan, hem yemek daha keyifli oluyor hem de muhabbet koyulaşıyor. Unutma, yemek sadece karın doyurmak değil, aynı zamanda ruhu da besleyen bir şey. Kısacası, yemekhanede ne yediğin kadar, kiminle yediğin de önemli…
Öğle yemeklerinde ise dikkat etmen gereken bir şey var: Salata. Evet, salata. Bunu duyduğunda "ne var ki salatada" diye düşünebilirsin ama o salata sana sağlıklı bir gün geçirmenin kapısını açar. Hem hafif, hem de içindeki sebzelerle seni dinç tutar. Üzerine bir de zeytinyağı döktün mü, oh mis! Ama dikkat et, fazla sos kullanma. Bazen basit olanı tercih etmek en iyisi...
Akşam yemekleri genelde yemekhanenin en yoğun saatleri. O yüzden, buradaki yemeklerin çeşitliliği seni şaşırtabilir. Ama bir gün etli nohut, bir gün karnıyarık, bir gün de sebze yemeği… Hangisi? İşte burada biraz şansın yaver gitmesi lazım. Belki de o gün yemek çıkmadı, belki de aşçı hastaydı. Yani, her gün aynı lezzeti beklememek lazım. Ama bir de varsa pilav… Yani, pilav da önemli. Yanında bir şey olmasa bile pilav tek başına yeter.
Tatlılar konusunda dikkatli olmanı öneririm. Abartma, yoksa şeker komasına girebilirsin. Ama bir gün tatlı krizi tutarsa, o zaman muhallebiyi denemeden geçme. Kıvamı, tadı harika. İçinde bir şey yok ama sanki her kaşıkta mutluluğu buluyorsun. O an, bütün sıkıntıların bir anda kayboluyor gibi hissediyorsun. Şu an aklıma geldi, belki bir gün muhallebiyi alır, dışarıda arkadaşlarınla paylaşır, keyif yaparsın.
Son olarak, bazen yemekhanede ne var ne yok diye bakmak için arkadaşlarını da yanına al. Yalnız yemek yemek, bazen can sıkıcı olabiliyor. Ama birkaç arkadaşla oturursan, hem yemek daha keyifli oluyor hem de muhabbet koyulaşıyor. Unutma, yemek sadece karın doyurmak değil, aynı zamanda ruhu da besleyen bir şey. Kısacası, yemekhanede ne yediğin kadar, kiminle yediğin de önemli…