Facebook gruplarında etkili paylaşım teknikleri üzerine konuşalım. Hani şu gruplar var ya, herkesin içinde bir şeyler yazdığı, tartıştığı, bazen de sırf gülmek için takıldığı. İşte orada etkili olabilmek için bazı taktikler var. Mesela, ilk adım bir dikkat çekici başlık atmak. Hani gözlerimiz başlıkları okurken adeta zıplıyor ya, iyi bir başlık bulduğunda “bu neymiş?” dedirtmeli. Öyle sıradan bir başlıkla gidip de kimseyi heyecanlandırma şansın yok.
Kendine bir dil oluştur. Yani, o grup ne kadar samimi, sen de o kadar samimi ol. İnsanlar birbirine yazarken nasıl bir dille iletişim kuruyor? Abartma, cümleleri çok süslü yapma, “abi ben burayı kazanıcam” diye düşünme. Kendi üslubunu bul ve onu koru. Mesela bir gün “dostum bu konu çok ilginç” diye başla, başka bir gün “vallahi billahi, bu da neymiş!” diye devam et. İnsanlar o samimiyeti hissediyor, ya da en azından senin içtenliğini.
Ve tabii ki etkileşim çok önemli. Paylaşım yaparken bir soru sorsan, “sizde de böyle oldu mu?” gibi. İnsanlar yanıt vermek için can atar. Hani bazen birilerini bir şeyler yazmaya teşvik etmek gerekir ya, işte o sorular tam da bunun için. Herkes duygularını paylaşmayı sever. Bir anekdot anlat, komik bir hikaye, belki de başına gelen ilginç bir olay. İnsanlar bunu okurken kendi hayatlarından da bir şeyler bulacaklar.
Bir de görselleri unutmamak lazım. Paylaşımına bir fotoğraf eklemek, o paylaşımın hayat bulmasını sağlar. Hani derler ya “görmeden inanmaz insan” diye, işte o misal. İnsanlar görsel gördüğünde daha fazla ilgi gösteriyor, daha çok tıklıyor. Bunun yanında, kendi paylaşımlarında başka birinin paylaşımını etiketlemek de iyi bir fikir olabilir. “Bu konuyu seninle paylaşmak istedim” demek, insanları daha çok haberdar eder.
Unutma, paylaşım sonrası gelen yorumlar da çok kıymetli. Yorumlara cevap ver, o insanlarla iletişim kur. Sadece paylaşım yapmakla kalma, onları da dinle. “Aa, senin de böyle bir deneyimin mi varmış?” gibi. Bu, sadece senin paylaşımını değil, o grubun da havasını değiştirir. İnsanlar kendilerini değerli hissederler.
Son olarak, sık sık paylaşım yapma tuzağına düşme. İnsanlar sürekli aynı kişi tarafından bombardımana tutulmak istemez. Ara ver, bir nefes al. Yeterince zaman geçtikten sonra geri dön, ama bu sefer farklı bir içerikle. Hani bazen bir bakarsın, tüm grup seni konuşuyor. O anı yakala ve devam et. Kısacası, samimiyetinle ve yaratıcı fikirlerinle o grupta parlayabilirsin…
Kendine bir dil oluştur. Yani, o grup ne kadar samimi, sen de o kadar samimi ol. İnsanlar birbirine yazarken nasıl bir dille iletişim kuruyor? Abartma, cümleleri çok süslü yapma, “abi ben burayı kazanıcam” diye düşünme. Kendi üslubunu bul ve onu koru. Mesela bir gün “dostum bu konu çok ilginç” diye başla, başka bir gün “vallahi billahi, bu da neymiş!” diye devam et. İnsanlar o samimiyeti hissediyor, ya da en azından senin içtenliğini.
Ve tabii ki etkileşim çok önemli. Paylaşım yaparken bir soru sorsan, “sizde de böyle oldu mu?” gibi. İnsanlar yanıt vermek için can atar. Hani bazen birilerini bir şeyler yazmaya teşvik etmek gerekir ya, işte o sorular tam da bunun için. Herkes duygularını paylaşmayı sever. Bir anekdot anlat, komik bir hikaye, belki de başına gelen ilginç bir olay. İnsanlar bunu okurken kendi hayatlarından da bir şeyler bulacaklar.
Bir de görselleri unutmamak lazım. Paylaşımına bir fotoğraf eklemek, o paylaşımın hayat bulmasını sağlar. Hani derler ya “görmeden inanmaz insan” diye, işte o misal. İnsanlar görsel gördüğünde daha fazla ilgi gösteriyor, daha çok tıklıyor. Bunun yanında, kendi paylaşımlarında başka birinin paylaşımını etiketlemek de iyi bir fikir olabilir. “Bu konuyu seninle paylaşmak istedim” demek, insanları daha çok haberdar eder.
Unutma, paylaşım sonrası gelen yorumlar da çok kıymetli. Yorumlara cevap ver, o insanlarla iletişim kur. Sadece paylaşım yapmakla kalma, onları da dinle. “Aa, senin de böyle bir deneyimin mi varmış?” gibi. Bu, sadece senin paylaşımını değil, o grubun da havasını değiştirir. İnsanlar kendilerini değerli hissederler.
Son olarak, sık sık paylaşım yapma tuzağına düşme. İnsanlar sürekli aynı kişi tarafından bombardımana tutulmak istemez. Ara ver, bir nefes al. Yeterince zaman geçtikten sonra geri dön, ama bu sefer farklı bir içerikle. Hani bazen bir bakarsın, tüm grup seni konuşuyor. O anı yakala ve devam et. Kısacası, samimiyetinle ve yaratıcı fikirlerinle o grupta parlayabilirsin…