Diş sağlığı, aslında sadece ağızda bir dişin çürümesiyle ilgili bir mesele değil. Düşünsene, bir gün aynaya bakıyorsun, dişlerin pırıl pırıl, gülüşünle kendini ifade edebiliyorsun. Ama bir çürük, bir dolgu, bir kaplama derken, o gülümseme yavaş yavaş kayboluyor. O zaman ne oluyor? Kendine güvenin sarsılıyor. Gözlerin daha az parlıyor, yüz ifaden daha az samimi hale geliyor. Vallahi billahi, bu durumun psikolojik etkileri var, hem de çok fazla.
Dişlerinle ilgili bir sorun varsa, sosyal ortamlarda kendini çekingen hissetmek bir yana, sadece bir kahve içmek bile zorlaşabiliyor. Düşünsene, birinin yanında gülümsemek zorundasın, ama o gülümseme... Bir anda tüm yüz ifaden değişiyor, kendini kötü hissediyorsun. Arkadaşların gülüşünle seni seviyor ama sen o gülüşü göstermekten çekiniyorsan, bu işin tadı kaçıyor. Birbirimizi güldürmek için o dişler bir nevi araç, değil mi?
Bir dişçi koltuğuna oturduğunda, içindeki kaygı belki de dünyanın en doğal şeyi. Ama diş sağlığının etkisi, sadece o koltukta değil. İş yerinde, arkadaş ortamında, flört aşamasında... Her yerde karşına çıkıyor. Dişlerin iyi değilse, kendini sürekli saklama moduna geçiyorsun. Bir şey söylerken, dişlerini kapatarak konuşmak mı? Gerçekten çok komik ama bir o kadar da üzücü.
Kendini iyi hissetmek için bir şeyler yapmalısın. Dişlerini fırçalamak mı? Hayır, sadece dişlerini fırçalamak yetmez. Düzenli kontrolleri ihmal etme, bu çok önemli. Hem de çok önemli! İyi diş sağlığı, sadece dişlerin değil, ruh halinin de yoldaşıdır. Ne zaman bir gülümseme atsak, o an kendimizi daha iyi hissediyoruz. Sanki streslerimiz uçup gidiyor gibi.
Bir gülüş, bazen tüm gününü kurtarır. O yüzden, diş sağlığına dikkat et. Yoksa bir gün aynada kendine baktığında, “Nasılsın?” sorusuna verecek bir cevabın kalmayabilir. Unutma, gülüşlerinle dünyayı aydınlatabilirsin. O yüzden kendine iyi bak, dişlerinle barışık ol. Hayata gülümseyerek devam et, çünkü hayat kısa, gülümsemekse bedava...
Dişlerinle ilgili bir sorun varsa, sosyal ortamlarda kendini çekingen hissetmek bir yana, sadece bir kahve içmek bile zorlaşabiliyor. Düşünsene, birinin yanında gülümsemek zorundasın, ama o gülümseme... Bir anda tüm yüz ifaden değişiyor, kendini kötü hissediyorsun. Arkadaşların gülüşünle seni seviyor ama sen o gülüşü göstermekten çekiniyorsan, bu işin tadı kaçıyor. Birbirimizi güldürmek için o dişler bir nevi araç, değil mi?
Bir dişçi koltuğuna oturduğunda, içindeki kaygı belki de dünyanın en doğal şeyi. Ama diş sağlığının etkisi, sadece o koltukta değil. İş yerinde, arkadaş ortamında, flört aşamasında... Her yerde karşına çıkıyor. Dişlerin iyi değilse, kendini sürekli saklama moduna geçiyorsun. Bir şey söylerken, dişlerini kapatarak konuşmak mı? Gerçekten çok komik ama bir o kadar da üzücü.
Kendini iyi hissetmek için bir şeyler yapmalısın. Dişlerini fırçalamak mı? Hayır, sadece dişlerini fırçalamak yetmez. Düzenli kontrolleri ihmal etme, bu çok önemli. Hem de çok önemli! İyi diş sağlığı, sadece dişlerin değil, ruh halinin de yoldaşıdır. Ne zaman bir gülümseme atsak, o an kendimizi daha iyi hissediyoruz. Sanki streslerimiz uçup gidiyor gibi.
Bir gülüş, bazen tüm gününü kurtarır. O yüzden, diş sağlığına dikkat et. Yoksa bir gün aynada kendine baktığında, “Nasılsın?” sorusuna verecek bir cevabın kalmayabilir. Unutma, gülüşlerinle dünyayı aydınlatabilirsin. O yüzden kendine iyi bak, dişlerinle barışık ol. Hayata gülümseyerek devam et, çünkü hayat kısa, gülümsemekse bedava...